Bu sayfa : 960621 kez ziyaret edilmiştir.
18 Temmuz 2014

Gazze’ye Bomba Yağmuru Devam Ediyor




12 Haziran 2014’te Batı Şeria’da kaybolan 3 İsrailli gencin ölü olarak bulunmasıyla sorumluluğu Hamas’a yükleyen İsrail’in 7 Temmuz’dan bu yana Gazze’ye düzenlediği hava saldırılarında aralarında kadın, çocuk ve engellilerin bulunduğu yüzlerce Filistinli yaşamını yitirmiştir.

İsrail dün gece itibarıyla da  (17 Temmuz 2014) Gazze’ye kara harekâtı başlatarak yoğun saldırılara girişmiştir.

Bu süreçte İsrail, kaybolan gençlerin öldürülmesi hususunun aydınlatılması ve faillerin bulunup cezalandırılması için Filistin yetkilileriyle ve özellikle suçladığı Gazze ile hiçbir şekilde temas kurmamıştır. Bunun yerine, abluka altında yaşamlarını sürdürmeye çalışan Filistinlileri topluca cezalandırmayı tercih etmiş; adeta Gazze’yi yok etmeye yönelik bir saldırının gerekçesini bulmuştur.

Hava saldırılarında atılan tonlarca bomba ile yüzlerce Filistinli ölüp, binlercesi yaralanmıştır. En acı olanı ise ölenlerin %80’inden fazlası çatışmanın hiçbir şekilde tarafı olmayan sivil insanlardır. Öyle ki, Gazze sahilinde oyun oynayan 15 çocuğa İsrail donanması tarafından füze atılmış ve yaşları dokuz ilâ 12 arasında değişen dört çocuk hayatını kaybetmiştir. Kalan çocuklar ise kan ve gözyaşı içinde kaçarak kurtulmuşlardır.

Oysa yüksek askeri teknolojisiyle, atılan her adımı takip eden İsrail’in çocukları ve kadınları yanlışlıkla(!) öldürdüğüne inanmak imkânsızdır. İsrail, dünyada nüfusun en yoğun olduğu, yani km²’ye düşen insan sayısının en çok olduğu Gazze’ye bomba atarak sivillerin ölümünü bilerek ve isteyerek gerçekleştirmektedir.

Nitekim bazı İsrailli politikacıların, Filistinli çocuklar ve anneleri öldürülmeden İsrail için güvenliğin sağlanamayacağı şeklindeki korkunç açıklamaları sivil ölümlerinin planlı yapıldığını ortaya koymaktadır. İsrail hükümetinin bu acımasız saldırılarının gerisinde apartheid (ırk ayrımcılığı) uygulamalarının bulunduğunu söylemek hiç de güç değildir.

İsrail’in asıl hedefi, açık hava hapishanesi haline getirdiği Filistin’de gruplar arasında sağlanan birliği ortadan kaldırmak ve tüm Filistin’i yok etmektir.

Uluslararası sularda gerçekleştirdiği Mavi Marmara Gemisi saldırısı gibi Gazze saldırıları da İsrail’in insan haklarını çiğnemek için suni gerekçeler ürettiğini ve kendisini evrensel hukuk normlarının dışında gördüğünü ortaya koymaktadır.

 Sürmekte olan saldırıların kutsal ramazan ayında gerçekleştirilmesi ve daha önceki saldırılarını da bu ayda gerçekleştirmiş olması, İsrail’in bu zamanı bilinçli seçtiğini ve kutsallara da saygısının bulunmadığını göstermektedir.

İsrail’in acımasız tutumuna karşılık ABD, Avrupa ve İslam ülkelerinin sessiz kalması anlaşılacak bir durum değildir. Özellikle ABD’nin İsrail’in saldırılarını meşrulaştırmaya çalışması ve saldırılar sürerken İsrail’e milyonlarca dolarlık askeri yardımda bulunması korkunç bir trajedidir.

Maalesef saldırılar sona erdiğinde Gazze için geride sadece kan ve gözyaşı değil, çocukların sokakta oyun oynamaya korktuğu bir ülke ve eğitimden sağlığa her alanda temel hak ve özgürlükleri yerle bir edilmiş bir halk kalacaktır.

Diyalog dışındaki yaklaşımların yeni bir şiddet sarmalı doğuracağı ve bunun bitmek bilmeyen yeni nefret tohumları ekeceği unutulmamalıdır.

İsrail’in Filistin’e yönelik gayri insani ve gayri hukuki saldırılarını şiddetle kınıyor, bu zalimce tutumun sona erdirilmesini istiyoruz. Filistin halkının köleleştirildiği bir ateşkes değil, Ortadoğu’ya barış ve huzur getirecek onurlu bir barış anlaşmasının yapılmasını bekliyoruz.

 

İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu olarak Biz, hükümetlerden ve uluslararası kuruluşlardan umudumuzu yitirmiş durumdayız. Buradan dünyanın vicdanlı toplumlarına sesleniyor, onları demokratik ve insani tepkilerini göstermeye davet ediyoruz.


Bu haber : 2288 kez izlenmiştir

Yorumlar



Henüz hiç yorum yapılmamıştır.
 

gerekli

gerekli - yayımlanmayacak

yayımlanmayacak





Bu sayfa : 931836 kez ziyaret edilmiştir.